İnşaat Sektöründe Konkordato

İnşaat Sektöründe Finansal Yeniden Yapılanma: Konkordato Süreci ve Şirketler İçin Kritik Virajlar
Ekonomik dalgalanmaların, döviz kurlarındaki hareketliliğin ve artan maliyetlerin en çok hissedildiği alanların başında inşaat sektörü gelmektedir. Nakit akışının bozulması, hakedişlerin tahsilatında yaşanan gecikmeler veya finansman maliyetlerinin artması, en köklü inşaat firmalarını dahi ödeme güçlüğüne sürükleyebilmektedir. Bu noktada konkordato, şirketlerin iflas etmesini önlemek, ticari faaliyetlerini sürdürmek ve alacaklılarla yeni bir ödeme planı üzerinde anlaşmak için hayati bir hukuki mekanizma olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bir konkordato danışmanı olarak, inşaat sektörüne özgü dinamikleri dikkate alarak konkordato sürecinin şirketiniz için ne anlama geldiğini ve bu süreçte karşılaşacağınız kritik aşamaları aşağıda özetledim.
1. Konkordato Nedir ve Ne Değildir?
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya indirim (tenzilat) yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmesi için mahkeme korumasına başvurduğu bir yeniden yapılandırma sürecidir.
Konkordato, şirketin tasfiyesi değil, aksine işletmenin devamlılığının sağlanması esasına dayanır. Amaç, dürüst borçlunun korunarak mali durumunun iyileştirilmesi ve alacaklıların iflasa nazaran daha yüksek oranda tahsilat yapabilmesidir. Bu süreç, mahkemenin denetimi ve atanan komiserin nezareti altında yürütülür.
2. İnşaat Firmaları İçin Kritik Konular
İnşaat sektöründe konkordato sürecini diğer sektörlerden ayıran ve hayati önem taşıyan bazı özel durumlar bulunmaktadır:
A. Hakedişler ve Alacağın Devri (Temlik) Sorunu İnşaat firmaları genellikle nakit akışını sağlamak için ileride doğacak hakediş alacaklarını bankalara veya tedarikçilere temlik ederler. Konkordato mühleti bu noktada şirketinize nefes aldırabilir. İcra ve İflas Kanunu uyarınca, konkordato mühletinin verilmesinden önce yapılmış bir "müstakbel alacağın devri" sözleşmesi varsa ve bu alacak (hakediş) mühlet kararından sonra doğmuşsa, bu devir işlemleri hükümsüz hale gelir. Yani, mühlet sonrası hak edilen paralar bankaya değil, proje finansmanında kullanılmak üzere şirketin kasasına girebilir.
B. Teminat Mektuplarının Durumu İhaleli işlerde en büyük risk, teminat mektuplarının nakde çevrilmesidir. Konkordato mühleti içinde, borçlunun malvarlığının korunması esastır. Yargı kararları ve doktrindeki görüşler, konkordatonun başarıya ulaşması için zorunluysa ve paraya çevirme işlemi "haksız" bir duruma yol açacaksa, mahkemenin teminat mektuplarının paraya çevrilmesini tedbiren durdurabileceği yönündedir. Ancak bu her durumda otomatik bir koruma değildir; projenin başarısı için bu tedbirin zorunlu olduğunun ispatı gerekir.
C. Şantiye ve İşletme Faaliyetleri İçin "Kritik Tedarikçi" Ödemeleri İnşaatın durmaması için beton, demir gibi malzemelerin tedariki şarttır. Normalde mühlet öncesi borçların ödenmesi yasaktır. Ancak "Zaruret Doktrini" çerçevesinde, inşaatın devamı ve projenin tamamlanması için hayati öneme sahip olan (yerine yenisi konulamayan) tedarikçilere, komiserin izni ve mahkemenin onayı ile ödeme yapılmasına izin verilebilir. Bu, şantiyelerin kilitlenmesini engellemek için kritik bir enstrümandır.
D. Leasing (Finansal Kiralama) ve İş Makineleri İnşaat firmalarının makine parkurları genellikle leasing yoluyla edinilmiştir. Konkordato mühleti içinde, borçlunun işletmesi için önem arz eden sözleşmelerin devamı esastır. Leasing sözleşmelerinden doğan borçlar konkordato projesine tabi olabilir ve mühlet içinde ödenmemesi, sözleşmenin feshi veya makinelerin iadesi sonucunu doğurmayabilir. Ayrıca tasdik kararından sonra dahi, işletme için zorunlu olan leasing konusu malların iadesi mahkemece bir yıla kadar ertelenebilir.
3. Süreç Nasıl İşler?
- Başvuru ve Ön Proje: Şirketiniz, borçlarını nasıl ödeyeceğine dair gerçekçi bir "Konkordato Ön Projesi" ve mali durumunu gösteren belgelerle (bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu vb.) ve makul güvence raporu ile Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurur.
- Geçici Mühlet: Belgeler eksiksizse mahkeme derhal 3 aylık geçici mühlet kararı verir ve şirketinize bir veya üç kişilik konkordato komiseri heyeti atar. Bu süre 2 ay daha uzatılabilir. Bu dönemde takipler durur, haciz yapılamaz.
- Kesin Mühlet: Konkordatonun başarıya ulaşma şansı olduğu anlaşılırsa mahkeme 1 yıllık kesin mühlet verir (6 ay uzatılabilir).
- Alacaklılar Toplantısı ve Tasdik: Hazırlanan proje alacaklıların oylamasına sunulur. Kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarısı VEYA kaydedilmiş alacaklıların dörtte biri ve alacakların üçte ikisi tarafından kabul edilirse, proje mahkemenin tasdikine sunulur.
4. Teklifin Kaynaklarla Orantılı Olması
Hazırlayacağınız projede alacaklılara sunulan ödeme teklifi, şirketinizin kaynaklarıyla orantılı olmalıdır. Borçludan beklenen, tüm mali olanaklarını kullanarak alacaklıların, iflas tasfiyesine nazaran daha yüksek bir oranda alacaklarına kavuşmasını sağlamaktır. Eğer şirketiniz borca batık değilse ve kaynakları yeterliyse, alacaklılardan fahiş indirimler (tenzilat) istemek yerine vade konkordatosu talep etmek, dürüstlük kuralı ve projenin tasdiki açısından daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Sonuç Olarak; İnşaat sektöründe konkordato, sadece bir borç ertelemesi değil, şirketin finansal ve operasyonel yapısının yeniden kurgulandığı stratejik bir süreçtir. Doğru bir ön proje, şeffaf bir yönetim ve alacaklılarla kurulacak sağlıklı bir iletişim, bu zorlu sürecin başarıyla atlatılmasını ve şirketin ticari hayatına güçlenerek devam etmesini sağlayacaktır.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Her şirketin durumu kendine özgü olduğundan, konkordato kararı almadan önce mutlaka uzman bir danışman ve hukukçu desteği almanız önerilir.
