Konkordato Sürecinde Vadesi Gelmemiş (ileri Tarihli) Çeklerin Hukuki Durumu Ve Yargısal Uygulamalar

Ticari hayatta bir ödeme aracı olmaktan ziyade bir kredi aracı olarak kullanılan ileri tarihli çekler (post-dated checks), borçlunun konkordato başvurusu yapmasıyla birlikte karmaşık bir hukuki statüye bürünmektedir. Türk Ticaret Kanunu’na göre çek görüldüğünde ödenir; ancak çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihi (vade), konkordato mühleti içine denk geliyorsa, bu çekin ödenip ödenmeyeceği, karşılıksızlık şerhi ve bankaların bu çekler üzerindeki hakları ciddi uyuşmazlıklara neden olmaktadır.
Bu makalede, konkordato mühleti içinde vadesi gelen çeklerin durumu, cezai sorumluluk, bankaların takas-mahsup yetkileri ve yargı kararları ışığında incelenmiştir.
I. Konkordato Mühleti İçinde Çeklerin Ödenmesi Sorunu
Konkordato mühleti verildiği andan itibaren, kural olarak mühletten önce doğmuş borçlar için ödeme yapılamaz. Çek, hukuki niteliği itibariyle bir kambiyo senedidir ve alacak hakkı senedin düzenlenmesi ve teslimi ile doğar. Vade (üzerindeki tarih) ise sadece alacağın talep edilebilir hale gelmesini sağlar.
Dolayısıyla, konkordato başvurusundan önce düzenlenmiş ancak “düzenleme tarihi” (vadesi) konkordato mühleti (geçici veya kesin) içine denk gelen bir çek, konkordato projesine tabi bir alacak statüsündedir.
Bu kapsamda hukuki durum şöyledir:
- Ödeme Yasağı: Konkordato mühletinden önce doğmuş olan borçlar konkordato kapsamındadır. Borçlu, karşılığı olsa dahi konkordato süresince bu çekleri ödeyemeyeceği gibi, konkordato komiserleri de bu ödemeye onay vermemelidir.
- Takip Yasağı: İİK m. 294/1 uyarınca mühlet içinde borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamaz. Dolayısıyla vadesi gelen çek için alacaklı icra takibi başlatamaz.
II. Bankaların “Karşılıksızdır” İşlemi ve Konkordato Şerhi
Çekin bankaya ibrazı anında hesapta karşılık bulunmaması veya mühlet tedbiri nedeniyle ödeme yapılamaması durumunda bankanın hangi işlemi yapacağı tartışmalıdır.
1. Karşılıksız Şerhi Yerine Konkordato Şerhi
Çekin karşılığı hesapta bulunmasına rağmen, konkordato tedbiri veya komiserin ödeme izni vermemesi nedeniyle ödeme yapılamıyorsa, bu durum teknik anlamda bir “karşılıksızlık” değildir.
Yargı Kararı (İstanbul BAM 17. HD): Bölge Adliye Mahkemesi, konkordato mühleti alan borçlunun çeklerine “karşılıksızdır” şerhi düşülmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, bunun yerine “konkordato tedbiri nedeniyle işlem yapılamayacağına” dair şerh düşülmesi gerektiğine hükmetmiştir,.
Bu şerh, hem alacaklının müracaat hakkını (cirantalara başvuru hakkını) korur hem de borçlunun haksız yere karşılıksız çek yaptırımına maruz kalmasını engeller.
2. Bankanın Garanti Tutarını Ödeme Yükümlülüğü
Çek karşılığı olmasa veya tedbir olsa dahi, bankaların her bir çek yaprağı için kanunen ödemekle yükümlü olduğu garanti tutarı (muhatap banka sorumluluk bedeli) bulunmaktadır. Yargıtay Uygulaması: Yargıtay, çekin karşılığının tedbir veya haciz nedeniyle ödenemediği durumlarda bankanın garanti tutarını ödeme yükümlülüğünün doğmayacağını belirtmiştir. Ancak öğretideki baskın görüş ve güncel yaklaşım, bankanın garanti tutarını her halükarda ödemesi gerektiği yönündedir.
III. Karşılıksız Çek Suçu ve Cezai Sorumluluk
Konkordato mühleti içinde ibraz edilen ve ödenmeyen çekler nedeniyle şirket yetkililerinin cezai sorumluluğu, yargı kararlarıyla şekillenmiştir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi, bu konuda temel ilkeleri belirleyen emsal kararlar vermiştir.
Yargıtay 19. CD: Bu karara göre cezai sorumluluk iki ihtimale göre değerlendirilir,:
- Konkordato Tasdik Edilirse: Çek, konkordato anlaşmasına göre yeniden yapılandırılmış olacağından, ibraz tarihindeki suçun unsurları ortadan kalkar ve sanıkların beraatine karar verilir.
- Konkordato Reddedilirse:
- Eğer mühlet içinde çek hesabını yönetme yetkisi tamamen komisere devredilmişse, şirket yetkililerinin cezai sorumluluğu doğmaz.
- Eğer yönetim yetkisi hala şirket yetkilisindeyse ve çek karşılıksız çıkmışsa, cezai sorumluluk devam eder.
Bekletici Mesele: Yargıtay, suç tarihi (ibraz tarihi) konkordato yargılaması sürecine denk geliyorsa, ceza mahkemelerinin konkordato davasının sonucunu bekletici mesele yapması gerektiğine hükmetmiştir.
IV. Bankalara Teminat veya Tahsil Amacıyla Verilen Çeklerin Durumu
Uygulamada en büyük sorun, borçlunun konkordato öncesinde bankalara kredi teminatı olarak ciro ettiği (temlik cirosu görünümünde) müşteri çeklerinin akıbetidir.
1. İİK m. 294/6 ve Müstakbel Alacağın Devri Yasağı
İİK m. 294/6 uyarınca, konkordato mühletinden önce yapılan müstakbel alacak devirleri, eğer alacak mühletten sonra doğmuşsa hükümsüzdür. Yargıtay, ileri tarihli çekleri de bu kapsamda değerlendirerek, mühletten sonra vadesi gelen çeklerin bedellerinin bankaya değil, konkordato masasına (borçluya) ödenmesi gerektiğine karar vermektedir.
2. Gizli Rehin Cirosu ve Temlik Cirosu Ayrımı
Bankalar genellikle çekleri "temlik cirosu" ile alır ve mülkiyetin kendilerine geçtiğini iddia ederler. Ancak Yargıtay, kredi sözleşmelerine dayalı olarak verilen bu çeklerin aslında "tahsil" veya "rehin" amacıyla verildiğini (gizli rehin cirosu), dolayısıyla bankanın bu paraları kendi alacağına mahsup edemeyeceğini belirtmektedir.
Emsal Yargıtay Kararı (Yargıtay 6. HD, 11.04.2022, E. 2022/1251, K. 2022/1999): Bu kararda Yüksek Mahkeme şu tespitte bulunmuştur:
"Çekin temlik cirosu ile devredildiği kabul edilmiş olsa dahi, davacı şirketin geçici mühletin ilanından önce davalıya ciro ettiği ve mühlet ilanından sonra muaccel olan ileri tarihli çekten kaynaklanan devir, İİK 294/6 maddesi uyarınca geçersiz olacaktır. Bu durumda, gerek temlik cirosu gerekse gizli rehin cirosu yoluyla bankaya devredilen çek bedellerinin banka tarafından konkordato talep eden şirket lehine komiserin kontrolünde bulunan hesaba aktarılması gerekirken, davacının kredi borcundan mahsup edilmesi doğru olmamıştır",,,.
Antalya BAM 11. HD, 01.12.2023 Tarihli Kararı: İlk derece mahkemesinin, temlik cirosu veya gizli rehin cirosuyla bankaya devredilen çek bedellerinin konkordato talep eden şirket lehine komiser kontrolündeki hesaba aktarılmasına ilişkin tedbir kararını yerinde bulmuştur.
3. Bankaların Blokaj ve Takas-Mahsup Yasağı
Konkordato mühleti içinde bankalar, borçlunun hesaplarına gelen paraları (örneğin tahsil edilen çek bedellerini) kendi alacaklarına takas veya mahsup edemezler. İİK m. 200/1 uyarınca, konkordato mühletinden sonra doğan alacak-borç ilişkilerinde takas yapılamaz.
İstanbul BAM 17. HD, 14.06.2019 Tarihli Kararı: Bankanın vadesi gelmemiş kredi alacağı için borçlunun hesabındaki parayı takas etmesi veya hesaba bloke koyması tedbiren önlenebilir. Borçlunun ticari faaliyetini sürdürmesi için kullandığı hesaplara bloke konulması, konkordatonun amacına aykırıdır,.
İstanbul BAM 45. HD, 30.10.2024 Tarihli Kararı: Mühlet ilanından sonra borçlunun hesabına para gelmesi halinde, bankanın bu para üzerinde takas hakkını kullanamayacağı, çünkü borcun mühletten sonra doğmuş sayılacağı belirtilmiştir.
V. Sonuç
Yargı kararları ve doktrin ışığında, konkordato sürecinde vadesi gelmemiş çeklerin durumu şu şekilde özetlenebilir:
- Ödeme Yapılamaz: Mühlet içinde vadesi gelen (mühlet öncesi düzenlenmiş) çekler ödenemez; bu borçlar konkordato projesine tabidir.
- Şerh Düşülmeli: Bankalar, karşılık olsa bile ödeme yapmamalı, çekin arkasına "Konkordato tedbiri nedeniyle işlem yapılamamıştır" şerhi düşmelidir.
- Bankadaki Çekler: Bankalara kredi teminatı olarak verilen ileri tarihli çeklerin bedelleri, mühlet içinde tahsil edildiğinde bankanın kredi alacağına mahsup edilemez. Bu bedeller, komiser denetimindeki şirket hesabına iade edilmelidir. Yargıtay, bu devirleri İİK 294/6 kapsamında hükümsüz saymakta veya gizli rehin cirosu olarak kabul etmektedir,.
- Cezai Sorumluluk: Karşılıksız çek davalarında mahkemeler "bekletici sorun" kararı vermeli, konkordato tasdik edilirse beraat kararı vermelidir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Her şirketin durumu kendine özgü olduğundan, konkordato kararı almadan önce mutlaka uzman bir danışman ve hukukçu desteği almanız önerilir.
